Haber

Uzmanlar Kurulu’nun Kanal İstanbul raporu: ‘Bulgulara göre bu proje yapılamaz’

İstanbul 10. İdare Mahkemesi’nde açılan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu” kararının iptali talebiyle İstanbul 10. İdare Mahkemesi’nde açılan dava kapsamında hazırlanan bilirkişi heyeti raporu Kanal İstanbul Projesi tamamlandı.

Kurul tarafından yapılan arazi araştırmalarının ardından Danıştay 6. Dairesi’ne sunulan raporda bakanlığın “ÇED olumlu” kararı, planlanan inşaat faaliyetlerinin yer altı ve yerüstü suları, hava kirliliği üzerindeki etkisi açısından değerlendirildi. , arkeolojik alanlar, ulaşım sistemleri ve ekoloji. Bilirkişi Kurulu raporunda, “ÇED olumlu” kararının pek çok açıdan “uygun olmadığına” değinildi.

‘ORMANCILIK VE EKOSİSTEM DEĞERLENDİRME YETERLİLİKLERİ YOK’

Projenin ormanlık alanlara etkisi ile kesilecek ağaç sayısının mevcut ekosisteme etkisine ilişkin yapılan değerlendirmede, “Orman alanları ve diğer alanlarda etkisi olacak Kanal İstanbul Projesi’nin çevresel etkisi ÇED raporundaki ormanlık alanları etkileyen alanların, ormancılık ve ekosistem değerlendirme niteliklerinden yoksun olduğu ve bu açıdan ÇED raporunun ‘UYGUN OLMADIĞI’ sonucuna varılmıştır.

Uzman Heyet raporunda ayrıca etki alanının proje boyunca belirsizlik içerdiği ve alanın değerlendirilmesine hiçbir şekilde uygun olmayan bir toprak analiz çalışması yapıldığı belirtilirken, “Öyleydi. ilgili ÇED raporunun teknik ve bilimsel olarak ‘UYGUN OLMADIĞI’ sonucuna varıldı” ifadesi kullanıldı.

“TEK ÇÖZÜMÜN KÜLTÜR VARLIKLARINI TAŞIMAK OLDUĞU KABUL EDİLEMEZ”

Kültür varlıklarının korunmasına ilişkin temel ilkelere uyularak Kanal İstanbul’un oluşturduğu risklerin belirlenmediği, etkilerin belirlenmesinde kullanılan prosedürlerin açıklanmadığı ve getirilen tek çözümün Bilirkişi Kurulu raporunda yer aldığı belirtildi. etkilere karşı, ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir bir çözüm olmayan kültür varlıklarının taşınması olmuştur. .

Ayrıca kente ulaşan su yolları, köprüler ve ulaşım bağlantılarının kesintiye uğramasının kültürel sürekliliğe, kentin içme suyu ihtiyacının karşılanmasına ve kültürel mirasın korunmasına yönelik “geri döndürülemez” bir tehdit oluşturacağı raporda belirtiliyor. Üstün Evrensel Değeri olan ve insanlığın ortak mirası olarak kabul edilen İstanbul kentinin tamamını nasıl etkileyeceğini tarif etmek yetersizdir.

‘EN ÇOK DÜŞÜLEN YOL TERCİH EDİLMİŞTİR’

Kanal İstanbul Projesi için 5 alternatif güzergâh belirlendiği belirtilirken, bu alternatiflerin ortasından seçilen güzergâhla ilgili şu değerlendirme yapıldı:

“Projenin gerçekleştirileceği yerin seçiminde alternatif güzergâhlar kültürel miras açısından doğru değerlendirilmemiş. Aksine en fazla müdahale gerektiren ve dolayısıyla arkeolojik sit alanları ve kültürel varlıkların özgünlüğü ve bütünlüğü olan bir alternatif.” en çok bozulacak.”

‘BAZI KONULAR İÇİN UYGUNDUR, BAZI KONULAR İÇİN DEĞİL, MAHKEME KARARIDIR’

Raporun sonuç bölümünde şu ifadeler kullanıldı:

“Kanal İstanbul projesi ÇED Raporu’nun arazi keşif bulguları, uzmanlığımız vb. hususlarda incelenmesi sonucunda, raporun başta yeni ÇED olmak üzere kanuna ve ilgili diğer mevzuata uygun olduğu anlaşılmıştır. Mevzuat, bazı uzmanlık alanları için, ancak bazı uzmanlık alanları için değil.Buna göre, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 17.01.2020 tarih ve 5774 sayı ile hazırladığı en son ÇED Raporuna istinaden bu ekspertiz raporu tarafımızca, adresinde hazırlanmıştır. ÇED Olumlu Kararı ile idari işlemin iptalini gerektirecek bir hususun bulunup bulunmadığı konusunda mahkemenin takdirine bağlı olarak imzalanır.”

“KURUL ORTAK GÖRÜŞ OLUŞTURMALIDIR”

Bilirkişi heyetinin raporunu hem usul hem de esas yönünden değerlendiren davacının avukatlarından Mehmet Horuş, “Öncelikle Bilirkişi raporunda disiplinler arası görüş ayrılığı var. Danıştay içtihatlarına göre Uzmanlar Kurulu mutlaka ortak görüş oluşturmalı.Rapor alınması gerekiyor.Aslında son Sinop nükleer davasında Danıştay 6. Dairesi bunu bozma sebebi olarak değerlendirdi. Bilirkişi Raporu’nun emsal çelişkileri nedeniyle görüş birliği var. Burada Sinop nükleer ÇED davasına benzer bir bilirkişi raporu var” dedi.

‘KANAL İSTANBUL PROJESİ BELİRLEMELERE AYKIRI YAPILMAZ’

Horuş, davanın esasına ilişkin olarak, “Teknik rapor ekosistemle ilgili sakıncaları vurguladı” dedi.

“Orman, biyolojik çeşitlilik, deniz ekosistemi ve ören yerlerinde tespit edilen eksiklikler, Kanal İstanbul Projesi’nin yapılamayacağını kesin olarak ortaya koymuştur. Bu haliyle bile mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere göre Kanal İstanbul Projesi yapılamaz. Yargı sürecindeki tüm usulsüzlüklere rağmen Kanal İstanbul nasıl bir eko-yıkım yaratacağına bir kez daha şahit oluyoruz.”

golpazariajans.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu